Hitsaati Web Site Trafik Sistemleri | Hit Kazan

Çocuğunuz Doğmak Üzere Peki İsim Sorununu Çözdünüz mü?

2013-04-05 04:25:00

Birçok çift bu sorunla karşılaşır. Özellikle ilk çocuklarıysa ve ailede daha önce aile büyüklerinin ismi konmadıysa başlar bir yarış. Öncelik anneanne, babaanne ve dedelerde olup sonra sırayla amca,dayı,hala ve teyze olur. Ya çok sevdikleri için ve de hayatlarında çok büyük bir öneme sahiplerdir ya da kaybettikleri sevdiklerinin hatırası olsun diye onların isimlerini verirler. Ancak ne var ki çocuk delikanlı ve genç kızlığa doğru giderken çoğu geleneksel isimlerle ilgili kendini kötü hisseder. Yeni birçok isimde de çocukken söylenmesi eğlenceli olsa da kişi yetişkin bir birey olduğunda (ki hayatımızın büyük bir çoğunluğu yetişkin sayılarak geçiyor) çokta ciddi olmuyor. İsmin anlamı ve uyumu neden bu kadar önemli? Bir araştırmaya göre insanlar isimlerinin anlamlarını yaşarlarmış. Bunu öğrendikten sonra etrafımda anlamlarını bildiğim bazı isimlerdeki kişileri incelemeye başladım. Örneğin Efe adında tanıdığım birçok kişi (özellikle de çocukken) hiç sakin bir karaktere sahip değilken, Özlem ismi hep sevildikleri tarafından özlenen olmuştur. Savaş tam bir savaşçı karakterde olup Umut her daim yeniliklere ve fırsatlara bakan olabilir. İsim seçerken nelere dikkat etmeliyiz? İsim seçerken pozitif anlamları olan isimler tercih edin. Akrofonoloji bilimine göre isimlerin içindeki harflerin enerjilerinden, söylenişinde oluşturduğu ses titreşimlerine kadar bilinçaltı ve bilinçli zihinde oluşturduğu etkileri çok önemli. Aynı zamanda isim ve soyisim birlikte söylendiğindeki uyumda önemli. Bazı durumlarda birbirlerini tamamlayan ya da anlamları tam zıt olan isim ve soyisimler ileriki yıllarda kişiye komik anlar yaşatabiliyor. Örneğin; Çetin Ceviz, Kib... Devamı

ANNE DEMEK NE DEMEKTİR BİLİR MİSİN ? ....

2013-02-26 02:27:00
ANNE DEMEK NE DEMEKTİR BİLİR MİSİN ? .... |  görsel 1

* Yenilen her lokmadan sonra alkış kıyamet koparan,şenlik havasına bürünendir. * Çıkan her pirinç tanesi diş için tüm hısım akrabaya telefon açandır. * Tüm hafta hayalini kurduğu pazar kahvaltısına oturup asla yiyemeden kalkandır. * Sabaha kadar kırk sefer uyanarak,sabah kalkıp zombi gibi işe gitmektir. * İşten eve geç gelmenin vicdan azabıyla bebeklerinin yanına kıvrılıp saatlerce koklayandır.. * Eskiden hergün uğradığı kuaförünün yolunu unutandır. * Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatmaya çalışandır. * Parça pinçik olmuş pazar gazetesini birleştirip okumaya çalışandır. * Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp,gözü kapalı geri dönendir. * Saatlerce leblebi parmaklı ayakları öpmekten sonsuz keyif alandır. * Temcid pilavı tadındaki baby tv yi seyretmektir.* Bebek şef şarkısı söyleyerek,fırsat bu fırsat deyip birşeyler yedirmeye çalışmaktır. * Üzümün çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır. * İşten yeni gelmiş ve içeri ilk adımı atmışken,"Anne atttaaaaa" sözleriyle çark edip,en yakın parkın yolunu tutmaktır. * Anne demek bebek havuzunda yüzmektir. * Başka bir anneyi nerede görürse görsün "Seni çok iyi anlıyorum tatlım "bakışı atandır. * Aşı takvimini ezbere bilendir. * Kazara kendi için alışverişe gidip nasıl olduysa bebek kıyafeti dolu poşetlerle geri dönendir. * Ne kadar sert olursa olsun hayır demeyi beceremeyendir. * İşe yetişmek için düğmelerini bahçede ilikleyendir. * Uyduruk ninni besteleyendir. * Çantasında sürekli Oyuncak kurbacık,ıslak mendil ve kreker taşıyandır. * Son teknoloji telefonu denize atıldığında ,diken diken olmuş her... Devamı

Kendi Bebeğine Alerjisi Var!

2012-12-29 04:25:00
Kendi Bebeğine Alerjisi Var! |  görsel 1

Kendi bebeğine alerjisi var! İngiltere'de Zuleika Closs'un nadir görülen bir deri hastalığı yüzünden, karnındaki bebeğine alerjik olduğu ortaya çıktı. İngiltere'de yaşayan Zuleika Closs, vücudundaki kızarmaların alerji sebebi olduğunu öğrendiğinde şoke olduğunu söyledi. 26 yaşındaki genç anne 20 haftalık oğlu Emmanuel'e hamileliği sırasında alerjisinin başladığını belirtti. Closs, bileklerinde ortaya çıkan karıncalanmanın birkaç gün içinde bütün vücuduna yayıldığını, cildinin kızardığını, kaşındığını ve bu durumun kendisine büyük acı verdiğini anlattı. Doktorların yanlış teşhisi nedediyle antibiyotik kullanmaya başlayan Closs, doğumdan sonra rahatladığını ve kaşıntıların bittiğini kaydetti. Closs şimdi oğluyla birlikte yaşadığı güzel anların keyfini çıkarıyor. .mynet.   Devamı

Erken Doğum (Prematüre Doğum)

2012-12-28 21:17:00
Erken Doğum (Prematüre Doğum) |  görsel 1

Bilindiği gibi normal bir hamileliğin süresi 40 hafta kadardır. Bu sürenin sonunda vücut ağırlığı yaklaşık 3500 gr olan bir çocuk doğar. Ancak bazı hamilelikler normal süreden daha erken sonlanabilmekte ve erken doğum durumları ortaya çıkabilmektedir. Hamileliğin 28-37. haftaları arasında olan doğumlar “erken doğum” “prematüre doğum” adını alır. Bazen de normal gebelik süresi sonundaki doğumlarda ise normal sınırların altında bir ağırlığa sahip çocuklar doğmaktadır. Bu çocuklara “Düşük kilolu çocuklar” denilmektedir. Dölütün (fetus) anne rahiminde normal bir hızla gelişmesine karşın, hamileliğin zamanından erken son bulmasıyla düşük kilolu bir çocuk doğabilir. DÖlütün büyüme hızının yavaşlaması nedeniyle zamanında yapılmış bir doğuma karşın, çocuk düşük kiloyla doğabilir. Bu iki durum, bir arada da bulunabilir. Hamileliğin 28-37. haftaları arasında doğan çocuklara “Erken doğmuş”, “Prematür”, “Preterm” çocuklar denir. Hamileliğin 20-28. haftaları arasında doğan çocuklaraysa, “İmmatür çocuklar” denir. Hamileliğin 20. haftasından önce son bulması ya da doğan çocuğun 500 gr’da daha hafif olması durumuna ise “Düşük” (Abortus) denilmektedir. Vücut ağırlığı 2500 gr’dan aşağı olarak doğan çocuklar “Düşük kilolu çocuklar” olarak adlandırılır. Erken doğumlar, hamileliklerin % 5-10′unda görülmektedir ve yeni doğan ölümlerinde baş sırayı almaktadır. Hormonal yetersizlik, yetersiz beslenme, psikojenik etkenler, annenin kadın üreme organlarına ait bazı bozukluklar (rahimin bölmeli olması gibi) annenin kronik hastalıkları {kronik hipertansiyon, kronik kalp ve böbrek hastalık... Devamı

Bebeğiniz için yemek tarifleri

2012-12-04 03:29:00

Bebeğiniz için yemek tarifleri Bebeğiniz artık sizinle masaya oturmaya, tabak yemeklerini tatmaya başladı. Ancak kendi menünüzün onun için çok da uygun olmadığını düşünüyorsanız bebeğinizin bugünkü sağlıklı ve lezzetli menüsü için hazırlıklara başlayın! Sütlü çorba 1 çay bardağı süt (100 cc) 1 yemek kaşığı silme pirinç Domates suyu (50 cc) 1 tatlı kaşığı zeytinyağı Bir tencereye süt konur 1 silme yemek kaşığı pirinç unu , yarım çay bardağı domates suyu veya ezmesi eklenip pişirilir. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edilerek çocuğa yedirilir. Un katılmadığında çok az ekmek içi ufalanıp verilebilir. Resmin Orjinal Boyutu İçin Tıklayın. Tavuklu bebek kebabı 1 parça kemiksiz tavuk kalçası 1 adet domates 1 küçük havuç 1 yemek kaşığı rendelenmiş soğan 1 küçük boy patates 1 çay bardağı sıcak su 1 tattı kaşığı zeytinyağı Tuz Tavuk etini, domatesi, havucu ve patatesi küp küp doğrayın. Tencereye yağı koyup soğanı kavurun. Domatesi, havucu ve patatesi ilave edip kavurmaya devam edin.Tavukları, sıcak suyu ve tuzu ilave edip tencerenin ağzını kapatın. 10 dk. pişirin. İsterseniz yanında pirinç pilavıyla servis yapabilirsiniz. Not: Bebeklere inek sütü 1 yaşından önce verilmemelidir. Muzlu puding Yarım muz 1 çorba kaşığı şeker 1 çay bardağı su 1 su bardağı su 1 çorba kaşığı pirinç unu Su, süt ve pirinç unu küçük tencereye alınır. Sürekli karıştırarak kıvam alana kadar pişirilir. Ateşten alınır. Bu arada şeker ve muz çatalla ezilir. Ilımış karışıma eklenir ve karıştırılır... Devamı